KIRINTI'DA DİNİ GELENEKLER
Kırıntı bir alevi bektaşi köyüdür. Aleviliğe hakim bütün kurum ve inanç biçimleri Kırıntı'da da uygulanır. Bunlar ; cem, müsahiplik, semah, deyiş söyleme gibi kurum ve aktivitelerdir. Kırıntı bir göçmen köyü olup, her oymak Kırıntıya gelmeden önce farklı bir alevi ocağına bağlıydı. Bu ocaklardan bazıları ; Baba Mansur ocağı, Derviş Cemal ocağı, Güvenç Abdal ocağı, Sarı Saltık - Sarı bal ocağı gibi ocaklardır. Ancak bir seyyid ocağı olması ve Kırıntı' da cemleri bu ocaktan gelen dedelerin yönetmesi nedeniyle, Sarı bal ocağı öne çıkmış, diğer ocaklar unutulmuştur. Bu ocağın sürdürdüğü tarikat ''Pençe i el aba tarikatı '' dır.
KIRINTI CEMLERİ
Kırıntı 'da 12 hizmet cemi ve Cuma cemleri yürütülür. Cemler evlerde veya cemevinde yapılır.
Dedeler : Cemi dedeler yürütür. Sarıbal ocağından Şıhlılar dede ocağıdır. Hasan Dervişten başlayarak bu ocağa bağlı dedeler cemleri yürütmüştür. Yaşlı kuşaklar, Hüseyin Şıhın cemlerini hatırlıyor. Ondan sonra yeğeni İbrahim Şıh, Hacı Bektaş çelebilerinden aldığı icazetle uzun yıllar dedelik yapmıştır. Yine Hüseyin Şıh'ın oğullarından Kamil ve İsmail Şıhlar dönem dönem dedelik etmişlerdir. Kırıntılı dedeler ülkenin çeşitli yerlerinde de dedelik yapmış ve saygınlık görmüşlerdir. Örneğin Rıza Şıhın babası ve Dedesi ( İbrahim ve Hüseyin Şıh ) Karsta dedelik yaparken ölmüş ve oraya gömülmüşlerdir.
70 li yıllardan itibaren Tüm Türkiye'de olduğu gibi Kırıntı'da da dedelik önemli ölçüde kan kaybetmiştir. Son yıllarda İsmail Şıhın oğlu Kemal Günel’in dedelik yapmasıyla cemler yeniden işlev kazanmıştır.
Cem babası : Kırıntı cemlerinde, elinde asası ile asayişi sağlayan kişiye baba denir. Babanın cem boyunca çeşitli görevleri vardır. Hatırlanan en eski baba Baloğullarından Kıneyzin babasıdır. Sonraki yıllarda Hamza' nın babası Hasan, son olarak da Ali Baba ( Cin Ali ) cem babalığı yapmıştır.
Talipler : Ceme katılan bütün erkek canlar, dedenin talipleridir.
Bacılar : Ceme katılan bayanlar dır.
Cemin ne zaman başlayacağına, köylü muhtarın odasında toplanarak karar verir. İlk cemin hangi evde yapılacağı kararlaştırılır. Cemi düzenleyen ilk ev köylüyü ceme davet eder. Dede ve köyün ileri gelenleri akşam yemeğe çağrılır. Yemekten sonra hep beraber ceme gidilir. Cem evinde kapıcılar gireni çıkanı kontrol ederler. Cemde sırası ile aşağıdaki yollar yürütülür:
Görgü : Cem, ayni zamanda bir hukuk mekanıdır. Küskünler, suç işleyenler ceme katılamazlar. Cemden önce bu kişiler görülür. Suçları tespit edilir, cezaları verilir. Suçun cinsine göre; sitem kesme, ceza veya düşkünlük verilebilir.
Sitem kesme : Sitem kesilen kişiler, cuma cemlerinde lokma olarak dağıtılmak üzere belirlenen miktar kadar meyve getirirler.
Cezalar: Sembolik cezalar verilir.
Düşkünlük : En ağır suçtur. Suçlu düşkün ilan edilir ve toplumdan tecrit edilir.
On iki hizmet : Görgüden sonra on iki hizmet başlar. Hizmetlerde sırası ile aşağıdaki işlemler yapılır:
1. Hizmet Baba meydana gelir, süpürgeyi tutarak '' hü babalar bacılar, edep erkan '' der ve cemi başlatır.
2. Hizmet : Abdest için el suyu gelir, abdest alınır.
3. Hizmet : Çerağcı gelip lambayı yakar.
4. Hizmet : '' Hü bacılar hizmete '' denilerek, üç bacı meydana çıkarılır, onlara duvazı-imam okutulur.
5. Hizmet : Kurbancı gelir ve kurbancı duaları okunur.
6. Hizmet : Kurbanı pişirmek üzere bir bacı gelir ve dara durur.
7. Hizmet : Sofracı meydana gelir, niyaz eyler, hizmetini görür.
8. Hizmet : Saki gelir, su dağıtımını yapar.
9. Hizmet : Peyikçi gelir, İnsanları ceme çağırır, hizmetini yapar.
10. Hizmet : Pansuman baba hizmetini görür. Görevi ceme gelenlerin ayakkabılarına sahip olmaktır.
11. Hizmet : Aşıklar deyiş söyler.
12. Hizmet : Semah dönülür.
Bu hizmetlerin hepsinin çeşitli ayrıntıları vardır. Son olarak baba, ertesi gün cemin hangi evde yapılacağını açıklar ve cem sona erer.
Sabah erkenden cem yapılacak eve, dede ve ileri gelenler sabah yemeğine gelirler. Yemekten sonra sofra duası ve ev halkı için dua okunur.
Müsahiplik : Alevilikte, en önemli kurumlardan biri, dünya ahiret kardeşliği anlamına gelen müsahipliktir. Evli iki çift, cem töreni ile müsahip olurlar. Müsahipler ömür boyu kardeştirler, çocukları birbirleri ile evlenemezler. Birbirlerinin davranışlarından sorumludurlar.
Kırıntı aleviliğinde inanç biçimleri :
Alevilik, eski Orta Asya şamanist Türk kültürünün derin etkileri altındadır. Hatta yer yer islamla kamufle edilmiş şamanist öğeler ağır basar. Bu Kırıntı'da daha da açık görülür. Kırıntı aleviliğinde ki bazı inanç biçimlerini şöyle sıralayabiliriz.
· Ay ve güneş kültü : ''Ay Ali, gün Muhammet '' deyiminde olduğu gibi ay ve güneş kutsal kabul edilir.
· Kutsal ağaçlar : Bazı ağaçlar, özellikle ardıç ağaçları kutsaldır, dallarına bez parçaları asılır. Ormanların en fazla yok edildiği dönemde bile, bu ağaçlara dokunulmamıştır.
· Kutsal dağlar : Kırıntı 'da yüksek dağ zirveleri kutsal kabul edilir. Abdal Musa ve Burga Baba zirvelerine alevi büyüklerinin adı verilmiş olup her yıl adlarına kurbanlar kesilir.
· Kutsal su kültü : Suyun kutsallığı eski değerini yitirse de , etkileri görülür. Örneğin ''suya sıçma deli '' deyimi bu inançdan kalmadır. Aleviler yıkanmaz şeklinde ki sünni suçlaması da yine kutsal su kültü ile ilgilidir. Atalarımız için su o kadar kutsaldı ki yıkanarak suyu kirletmek istemezlerdi.
· Tavşan yememe geleneği : Bütün aleviler gibi, kırıntı alevileri de tavşan yemez. Sorulduğunda birtakım islami bahaneler uydurulsa da, aslında bu gelenek bize Orta Asya din kültüründen kalmadır. O zaman ki inançlara göre, göğün 6. Katında oturan gök tanrının tavşanlarla arası iyi değildir. Bu yüzden tavşan sevilmez ve eti yenilmez.
· Kutsal ocaklar : Ocak kutsaldır. Ocağın sönmesi hayra alamet sayılmaz. Özellikle dede ocaklarına büyük saygı gösterilir.
· Dolu içme : Sohbet ortamında içilen içkidir.
· Muharrem orucu : Kurban bayramından 18 gün sonra muharrem orucu başlar. Şiilikten gelen ve Kerbela'nın yasını tutmaya yönelik bir oruç olan muharrem orucu 12 gün sürer. Oruç boyunca su içilmez.
· Yılbaşı : Yılbaşlarında, gençler gece Hıdırellezin böğründe ki ve Kanın gıranında ki ardıcın dibine ateş yakarlar. Kadınlar sabah erkenden çeşme başına gidip; yarma,buğday,meyve gibi yiyeceklerle kuşları beslerler. Erkenden ahıra gidilip bir koyun alınır ve eve getirilir,yedirilir. Eve ayağı uğurlu gelen birisi çağrılır, hediyeler verilir. Kadınlar kete pişirip konu komşuya dağıtırlar.
· Hıdırellez : 6 Mayıs hıdırellez günüdür. O gün yaş kesilmez, iş yapılmaz. Akşama kadar oyun oynanır, eğlenilir. Tarlalara arpa ekilir ve şöyle seslenilir:
Eğrice büğrüce
Ne kusurum varsa
Burada doğrula.
· Mart dokuzu : Bu tarih yeni kuşaklar için bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak mart dokuzu, yeni takvimde 22 nisana denk gelir ki, bu da geleneksel nevruz günüdür. Eski kuşaklar mart dokuzunda kırlara giderek eğlenirlermiş. Ceniğe gidenler o gün baharın geldiğine delalet sayar ve köye dönerlermiş.
· Eşlerin adı söylenmez :Orta Asya kökenli geleneklerimizden biri de eşlerin adının telaffuz edilmesinin ayıp sayılmasıdır. Hele toplum içinde bunu hiç yapmazlar. Kendilerine göre bir hitap şekli bularak, o şekilde seslenirler. Örneğin : deli, bizimki, ho, gocaman gibi.
· Babanın yanında çocuk kucağa alınmaz :Babanın yanında çocuğun kucağa alınması ve sevilmesi, büyük görgüsüzlük sayılır. Çocuk ağlasa da, acıksa da ilgilenilmez gözükülür.
· Uğur kesme : Kadınlar, erkeklerin ; çocuklar büyüklerin yürüyüş yolunun önünden geçmezler. Yoksa o kişinin uğuru kesilmiş olur.
Cenaze ve mezarlık gelenekleri:
Cenazelerde ; yıkama, kefenleme, helallık alma, cenaze namazı kılma gibi islami kurallar aynen uygulanır. Cenazelerde ağlanır, ağıtlar yakılır. Cenaze çıkan evin insanları çalışmazlar, onlara komşular bakar. Cenaze masrafları için para toplanır. Üç gün boyunca her sabah mezara gidilir ve yas tazelenerek , kuran okutulur.
· Kabir kurbanı : Eskiden ölü için kabir kurbanı kesilirdi. Kurban eti cenaze yemeklerine katılırdı.
· Cuma yemekleri : Cuma geceleri ölen için yemek yapılır.
· Kırk yemeği : Ölümün kırkıncı gününde kırk yemeği yapılır, kuran okutulur.
· Elli ikisi : Ölünün etinin kemikten ayrıldığı gün kabul edilir. Kurban kesilir, yemek yapılır.
· Mezarlık üstüne gitme : Her yıl yaylaya gitmeden bir gün önce, mezarlık üstüne gidilir. Yemek götürülür, yenilir içilir ve ölen yakınlarının başında kuran okunur.
· Yasa gitme : Ölenin yakın akrabalarına, yas için baş sağlığına gidilir.
Sefa ÖZTÜRK
25/7/2005
