 |
Resimlerin üzerine tıklayarak
orijinal büyüklükte görebilirsiniz...
Binlerce
yıldan beri çeşitli dinlerin, kültürlerin ve medeniyetlerin beşiği olmuş
Anadolunun, sevginin her türüyle, harmanlanmış hümanist kültürü, insanlığın
ortak değerlerine büyük katkılar yapacak güce sahiptir. Biz tarihimizdeki hümanist
geleneği ve çok kültürlülüğü folklörümüzde ve halk oyunlarımızda da
yaşatır ve yaşarız. Kâh kemençe ile coşarız, kâh Dadaş olup bar tutarız,
kâh Ankara yollarında paşaya muhafız Seymen, kâh Ege dağlarında yiğitlik
timsali Zeybek oluruz. Antepte Fransız sömürgecilerin yüreğine saplanan özgürlük
mermisi; Adıyaman da yavuklunun elinde al kırmızı desmal; Dersim de
sevgiliye armağan boyundaki yaşmak oluruz oluruz.
Bizimde
yüreğimizi oynatır yerinden
Toprağa
diz vuruşu dağ gibi bir yiğidin
Geleneklerimizin en güzellerinden olan halk musikimiz ve halk oyunlarımız,
şüphe yokki dünya ölçüsünde müstesna bir mevkidedir.
Oya gibi işlenmiş ezgilerin, figürlerin intizamı, tabiliği, konunun içine
daldıkça insanı kendine hayran bırakıyor.
Uzun havalar, güzellemeler, ilençler, ağıtlar, yiğitleme ve koçaklamalar,
öğütler, zeybekler, halaylar dinledikçe seyredildikçe buram buram yağmur
yemiş toprak kokusu getiriyor Anadolu’nun dört bir yanından.
Bu
dünyada acılar, göz yaşları, hüzünler bizim olduğu gibi,
Gökkuşakları,
telli turnalar, sevdalar ve dostluklar da bizim,
Üstelik
hiç yaşlanmıyoruz hep yeşilmişik gibi herdem taze kalıyoruz.
Çünkü
biz bu yaşlı dünyanın gençliğiyiz.
Bin
yıllar öncede onun gençliği idik bin yıllar sonrada onun gençliği olacağız.
Ama illede duyunca köyümüzün davuluyla zurnasının sesini ilik ilik boşalır
yerle yeksan oluruz. Bendimizden boşalır büyük bir zevk ve huşu içinde al
aşağı ile yere savruluruz. Kimse tutamaz bizi bulutlara karışırız.
İnsanların sevgisini, coşkusunu, hareketini, kararlılığını, dostluğunu
halkoyunlarından daha güzel anlatan ne vardır.
Değilmiki
sevmeyi biliyoruz, değilmiki direnmeyi biliyoruz, değilmiki her şeye ramen
horon-halay tutmasını ve hepsinden önemlisi motif motif işleyip, yürekten türkü
söylemesini biliyoruz, öyleyse yarınları bizden başka kim kurabilir.
Halaylar
gibi olmalı hayat, coşkulu, katılımcı, diri;
Türküler
gibi olmalı hayat, arı, saf, duru.
Ocak
2005
Hazırlayan
Hüseyin
Öztürk
| |
|