|
Baş Öğretmen : |
İzzet GÜNDOĞAN |
|
Öğretmenler : |
Sultan GÜNDOĞAN ,
Sevgi KAYA |
|
Zakir : |
Muzaffer COŞKUN |
Resimlerin üzerine tıklayarak
orijinal büyüklükte görebilirsiniz...
Bütün
evren semah döner
Aslına ermektir hüner
Aşkından güneşler yanar
Dilden (Sözlen) anlatılamazki...!!!
Orta asya bozkırlarında evrensel bütünlük, insan ve doğa merkezli barış
için, bereket-bolluk, dostluk ve kardeşlik için yapılan Brahmanist; Zerdüşt;
Şamanist törenlerden aldığı temel kültürle ve yol bir-sürek bir ilkesi
ile Güneşin doğduğu yerden Güneşle birlikte doğup Güneşle yıkayarak yüzlerini;
Işık ışık akan, döne döne Anadoluya gelirken ışık saçan sevgi saçan,
ışığı yine ışıkla yakan, Kırklar’la Cem birleyip ilahi aşk ve cezbe
ile Semaha durup yel-yepelek pervane olup odlara yanan, halk ile bütünleşip
bir can bir vücut olup dara duran canların birden kalkıp yükselişi, arşa yükselişi,
aşka gelip haykırışıdır, ulaşılmayacak yere ulaşmasıdır, yıldızlaşmasıdır
Semah.
Orta Asya bozkırlarında
Anadolu ovalarında;
Ceylanlara karışıp;
Semah döndük
Al kırmızı Turnalar gibi
Ulu şahinler misali
Üç gün üç gece
Kırk gün kırk gece
Mansur darında erirler, akarlar; katre iken umman; zerre iken Güneş olurlar.
Emek inan (İnsan), sevgi vadisinde Kırklar Semah’ında Can olurlar.
Seslenirler, Orta Asya’dan kopup gelen nidalarıyla Anadolu insanlarına, tüm
evrene, barış, dostluk, kardeşlik diye. İsyan ederler zalime, zorbaya, mürkire
yobaza, şekilciye.Orta çağın temel üretim aracı olan toprak-otlak
zemininde gönül sevdasının özünde İnsanı kutsayarak Hz. Ali’yi mürşid-rehber,
Hacı Bektaş-ı Veli’yi Pir bilirler. Geleneksel başkaldırılarını
yeniden yorumlarlar. Anadoluya özgü bir inanç yolu oluştururlar; Kirlenen
paslanan her gönlü sevgi yağmuru ile yıkarlar; Toplumsala bürünen
bireysellikleri içinde arılaşır bal yaparlar, İnançlarını aşarak
evrensele çengel atar toplumun inancı düşüncesi olmayı başarırlar. Çünkü
artık ölümsüzdürler. Aklın kuşatıcılığında sonsuzu yaşarlar.
Egemene kafa tutarlar. Yalınlıktır durumları artık; Çünkü ikiliği aşıp
bir olmuşlardır, Söylence zemininde özlem olup uçarlar gönül ekip gönül
biçerler. Çünkü artık halk olmuşlardır, onunla kaynaşmışlardır.Semah
Kendini Aşıp Öz’e ulaşmaktır:
Haşaki bizim Semahımız
Oyuncak değildir.
O bir aşk halidir
Salıncak değildir
Herkimki semahı
Bir oyun sayar
Onun namazı
Kılınır değildir(Hz.Hünkâr Hacı Bektaşi Veli)
Semah’ın Öğretisi;
Aşk’ı manada görebilmek İnsan-ı Kâmile erişebilmek Yetmiş iki millete
bir gönül gözüyle bakabilmek Elsiz, dilsiz, ve belsiz şu âlemde seyran
eylemek Kendini bir kenara koyarak insanlığa hizmet edebilmek.Hep incinip hiç
incitmeden yaşamak Gördüğünü örtüp görmediğini söylememek
Semah’ın Felsefesi;
Gönülde gizli mânâ yazılıdır, dile gelmez Bu mânâ ancak gönülü yol
bulana feth olur.Gönül bahrinde yol bulan, ne inci isterse dalıp çıkarır.Gönlü
bırakıp sûrete bakanlar, gaflet ipini boyunlarına takmış olurlar.Gaybi (Kaygusuz
Abdal)
Ocak 2005
Araştırma-Derleme
Hüseyin Öztürk